Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
radiograph
receiver end
coarse grass
light material
body forth
Public Domain
rayo de electrones
occupaient
continuous inflation
Atemgift
car painter
distributor disk
trichogen
cooked up
irrelevant answer
domesticada
lista de control
aphididae
hinged lid
corticography
polymeric compounds
semiperíodo
bostero
having ready
approved container
bed in
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"bed in"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Öbek Fiiller
1
Öbek Fiiller
bed in
f.
(parça) birbirine tam olarak yerleştirmek
2
Öbek Fiiller
bed in
f.
(parça) birbirine tam yerleşmek
Deyim
3
Deyim
bed in
f.
alışmak
4
Deyim
bed in
f.
uyum sağlamak
5
Deyim
bed in
f.
intibak etmek
"bed in"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 122 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
built-in bed
i.
ranza
2
Genel
breakfast in bed
i.
yatakta kahvaltı
3
Genel
be in bed
f.
yatmak
4
Genel
rule a country while lying sick in bed
f.
hasta yatağından ülkeyi yönetmek
5
Genel
cuddle up together in bed
f.
koyun koyuna yatmak
6
Genel
lie in the bed
f.
yatağa uzanmak
7
Genel
die in one's bed
f.
eceliyle ölmek
8
Genel
die in one's bed
f.
yatağında ölmek
9
Genel
be good in bed
f.
iyi sevişmek
10
Genel
be good in bed
f.
yatakta iyi olmak
11
Genel
find her husband in bed with another woman
f.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
12
Genel
catch her husband in bed with another woman
f.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
13
Genel
sick in bed with the flu
f.
gripten yatağa düşmek
14
Genel
sick in bed with the flu
f.
gripten yatmak
15
Genel
turn in the bed
f.
yatakta dönmek
16
Genel
stay in bed late
f.
yataktan geç kalkmak
17
Genel
curl up in bed
f.
yatağa kıvrılmak
18
Genel
be caught smoking in bed
f.
yatakta sigara içerken yakalanmak
İfadeler
19
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
20
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
21
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
22
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
23
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
24
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
25
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
26
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
27
İfadeler
should have stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
28
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
bugün evden hiç çıkmamalıymışım
29
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
bugün evden hiç çıkmamalıymışım
30
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
31
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
32
İfadeler
should have stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
33
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
34
İfadeler
should have stood in bed
expr.
yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
35
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
36
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
37
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
38
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
39
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
40
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
41
İfadeler
should have stood in bed
expr.
zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
42
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
bugün evden hiç çıkmamalıymışım
43
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
44
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
45
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
46
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
47
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
48
İfadeler
should have stood in bed
expr.
keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
49
İfadeler
should have stood in bed
expr.
yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
50
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
51
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
52
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
53
İfadeler
should have stood in bed
expr.
bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
54
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
55
İfadeler
I should have stood in bed
expr.
keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
56
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
57
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
58
İfadeler
should have stood in bed
expr.
zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
59
İfadeler
should have stood in bed
expr.
bugün evden hiç çıkmamalıymışım
60
İfadeler
I shoulda stood in bed
expr.
yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
61
İfadeler
I shoulda stayed in bed
expr.
yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
62
İfadeler
I should have stayed in bed
expr.
keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
Atasözü
63
Atasözü
as you make your bed, so you must lie in it
kendi düşen ağlamaz
64
Atasözü
you sleep in the bed you make
kendi düşen ağlamaz
65
Atasözü
(one) made (one's) bed and (one) has to lie in it
kendi düşen ağlamaz
66
Atasözü
(one) has made (one's) bed and (one) will have to lie in it
kendi düşen ağlamaz
67
Atasözü
(one) made (one's) bed and (one) must lie in it
kendi düşen ağlamaz
68
Atasözü
you have made your bed and must lie in it
kendi düşen ağlamaz
69
Atasözü
you've made your bed, now lie in it
kendi düşen ağlamaz
70
Atasözü
you've made your bed, now lie in it
kendin ettin kendin buldun
Konuşma Dili
71
Konuşma Dili
in bed with (one's) boots on
s.
giysileri bile çıkaramadan sızmış
72
Konuşma Dili
in bed with (one's) boots on
s.
sızmış
73
Konuşma Dili
in bed
zf.
yatakta
74
Konuşma Dili
in bed
zf.
sevişirlerken
75
Konuşma Dili
in bed
zf.
yatakta, yatak döşek yatıyor halde, yatıyor durumda/vaziyette
76
Konuşma Dili
in bed
zf.
uyuyor/yatmış/uyumuş olma
77
Konuşma Dili
in bed with
expr.
gizli işbirliği halinde
Deyim
78
Deyim
sick in bed
f.
yataklara düşmek
79
Deyim
sick in bed
f.
hastalıktan yatmak
80
Deyim
sick in bed
f.
yatağa düşmek
81
Deyim
sick in bed
f.
(hastalıktan) yatağa düşmek
82
Deyim
sick in bed
f.
(hastalıktan) yataklara düşmek
83
Deyim
be in bed with somebody
f.
(olumsuz anlamda) biriyle işbirliği yapmak
84
Deyim
be in bed with (someone)
f.
(biriyle) gizli ilişkisi olmak
85
Deyim
be in bed with somebody/something
f.
biriyle/bir şeyle iş birliği yapmak (uygunsuz şekilde)
86
Deyim
be in bed with somebody/something
f.
biriyle/bir şeyle yakın ilişkide olmak (uygunsuz şekilde)
87
Deyim
be in bed with somebody/something
f.
biriyle/bir şeyle beraber hareket etmek (uygunsuz şekilde)
88
Deyim
be in bed with
f.
ile iş birliği yapmak
89
Deyim
be in bed with (someone)
f.
(biriyle) gizlice iş birliği yapmak
90
Deyim
be in bed with (someone)
f.
(biriyle) gizli bir ilişki/iş birliği içinde olmak
91
Deyim
be in bed with somebody/something
f.
birine/bir şeye yardım ve yataklık yapmak
92
Deyim
die in your bed
f.
eceliyle ölmek
93
Deyim
die in your bed
f.
huzur içinde ölmek
94
Deyim
die in your bed
f.
yaşlanıp ölmek
95
Deyim
die in your bed
f.
yatağında ölmek
96
Deyim
die in your bed
f.
doğal sebeplerden ölmek
97
Deyim
make one's bed and lie in it
f.
yaptıklarının cezasını çekmek/sonuçlarına katlanmak
98
Deyim
make one's bed and lie in it
f.
ettiğini bulmak
99
Deyim
make one's bed and lie in it
f.
ektiğini biçmek
100
Deyim
couldn't lie straight in bed
expr.
hiç dürüst değil
101
Deyim
have made one's bed and have to lie in it
expr.
ne ekersen onu biçersin
102
Deyim
couldn't lie straight in bed
expr.
üçkağıtçının teki
103
Deyim
should have stayed in bed
expr.
(ne kötü bir gün) keşke yataktan hiç çıkmasaydım
Konuşma
104
Konuşma
have made one's bed and have to lie in it
expr.
mademki yatağını yaptın içinde yatacaksın
105
Konuşma
have made one's bed and have to lie in it
expr.
mademki yaptın sonuçlarına katlanacaksın
106
Konuşma
when I was in my bed
expr.
yatağımdayken
107
Konuşma
you made your bed now lie in it
expr.
kendi düşen ağlamaz
108
Konuşma
you've made your bed and you'll have to lie in it
expr.
kendi düşen ağlamaz
109
Konuşma
don't smoke in bed
expr.
yatakta sigara içme
110
Konuşma
I caught him in bed with another girl
expr.
onu yatakta başka bir kızla yakaladım
111
Konuşma
I thought you were still in bed
expr.
hala yatakta olduğunu sanıyordum
112
Konuşma
his bed is in front of the window
expr.
yatağı pencerenin önünde
113
Konuşma
her bed is in front of the window
expr.
yatağı pencerenin önünde
Teknik
114
Teknik
reduced in a fixed bed
s.
sabit bir yatakta indirgenmiş
Argo
115
Argo
gib (good in bed)
i.
muamelesi iyi
116
Argo
gib (good in bed)
i.
yatakta profesyonel
117
Argo
gib (good in bed)
i.
yatakta iyi
118
Argo
gib (good in bed)
i.
iyi sevişen
119
Argo
in bed with (one's) boots on
s.
küfelik
120
Argo
in bed with (one's) boots on
s.
çok sarhoş
121
Argo
in bed with (one's) boots on
s.
dut gibi sarhoş
122
Argo
in bed with (one's) boots on
s.
zom
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of bed in
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy